|
ATATÜRK' Ü ANMA
GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
(19 Mayıs)
19 Mayıs tarihi Atatürk' ün Samsun' a
çıktığı gündür. Atatürk, Kurtuluş Savaşı' nı 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'
da başlatmıştır. Çok önemli bir gün olan bu günü Gençlik ve Spor Bayramı
olarak kutlanmasını istedi. Çünkü yeniden doğan Türkiye' yi onlar ilerilere
taşıyacaktı.
19 Mayıs gününün yıldönümü olan 20
Haziran 1938 gün vee 3466 sayılı yasa ile Gençlik ve Spor Bayramı adı ile
milli bayramlarımız arasına katıldı. 7 Mart 1981 gün ve 2429 sayılı yasa ile
başına Atatürk' ü anma getirilerek " Atatürk' ü Anma, Gençlik ve Spor
Bayramı" olarak değiştirilmiştir.
19 Mayıs günü, yurdumuzun her
köşesinde bayram törenleri düzenlenir. Ankara' daki törende, Samsun' dan
gelen toprak ve bayrak, Atatürk' e saygı olarak Cumhurbaşkanına sunulur.
Atatürk, gençliğe çok önem vermiş ve
15-20 Ekim 1927 tarihleri arasındaki CHP kurultayı' nda verdiği büyük
söylev' in sonunda Türk Gençliği' ne Hitabesi' nde, Türkiye Cumhuriyeti'
nin korumasını ve gözetmesini gençlere bırakmıştır.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu
ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini
kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Sözleriyle bitirip, gençliğin koruma görevinin damarlarındaki akan asil
kanda olduğunu belirtmiştir.
ÖZLÜ SÖZLER
-
Gençler,
Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz
terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli
örneği olacaksınız.
Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu
yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.
-
Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve
bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır;
rejimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya
en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır,
jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. Hemen
müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi
eserini koruyacaktır. Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye
onu yakalayacaktır. Genç, "polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi
değildir" diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum
edecektir. Yine düşünecek: "Demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre
düzenlemek lazım!" Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını
yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa'ya, Meclis'e telgraflar yağdırıp haksız
ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını kayrılmasını istemeyecek.
Diyecek ki, "Ben inan ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve
hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana
getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!" İste benim
anladığım Türk genci ve Türk gençliği!
-
Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve
irfanın (kültürün) müspet fikirlerini veriniz. İstikbalin aydınlığına
onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu
vakit Türk milleti yükselecektir.
-
Bir gün ulusu sizin gibi beni anlamış
gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum
-
Rica ile, merhamet dilenmekle bir millet ve
devletin şeref ve istiklâli kurtarılmaz. Türk milleti, gelecek nesiller
için bunu unutmamalıdır.
-
Gençlerimiz ve aydınlarımız ne için
yürüdüklerini ve ne yapacaklarını öncelikle kendi düşüncelerinde iyice
kararlaştırılmalı, onları halk tarafından iyice benimsenip kabul
edilebilir bir hâle getirmeli, onları ancak ondan sonra ortaya atmalıdır.
Ben çok ümitliyim ki, gençlerimiz bunu yapacak derecede yetişkindir.
Biliyorum ki ihtiyarlarımız gibi gençlerimizin de tecrübeleri vardır. Zira
milletimizin yakın senelere ait gördüğü acı dersler, yakın yılların en
yoğun olaylar ile dolu oluşu, devrimizin gençlerini eski devirlerin
ihtiyarları kadar ve belik onlardan fazla olayın şahidi, dolaysıyla
gençliğimizi ihtiyarlar kadar tecrübe sahibi yaptı. Herhangi bir gencimiz
yaşadığı devrin belki üç katı oranında olaya şahit olduğu için her
gencimiz üç misli yaş sahibi sayılabilir, onları da ihtiyarlar gibi
tecrübeli kabul edebiliriz. Gençliğimizin sahip oldukları bu tecrübelerden
istifade ederek çalışkan, memlekete faydalı ve büyük imanla donatılmış
olarak vazifelerini hakkıyla yerine getireceklerine eminim.
-
Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru
yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve
milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıları,
ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık
serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.
-
Arkadaşlar, Gençliğe bakın, Türk millî
bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin.
-
Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç
nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.
-
Biz her şeyi gençliğe bırakacağız...
Geleceğin ümidi, ışıklı çiçekleri onlardır. Bütün ümidim gençliktedir.
-
Gelecek için hazırlanan vatan evlâtlarına,
hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle
çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da
yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakârlıktan
çekinmemelerini tavsiye ederim.
-
Milletin bağrından temiz bir nesil
yetişiyor. Bu eseri ( Türkiye Cumhuriyeti Devleti ) ona bırakacağım ve
gözüm arkamda olmayacak.
-
Sizin gibi gençlere malik bulundukça, bu
vatan ve milletin, şimdiye kadar elde etmeği başardığı zaferlerin üstüne
çok daha büyük zaferler koyabileceğine şüphe etmiyorum.
-
Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü
gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden,
Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün
batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da
senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu
da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima
çalışkan ol...
|